Karalamalar #06 – Sancılarım

Var olmayalı çok uzun zaman oldu. Tamamen durgunum. Hiç kimse beni kendimden ayırt edemiyor. Sanki yeni bir şey yapmışım ya da bir şeyi geç yapmışım gibi nefes aldığımı hissediyorum. Farkında olmanın farkına varmaya başlıyorum. Belki de yarın kendime gelirim de var olmaya kaldığım yerden devam ederim. Ama bunun da beni daha mutlu mu yok sa... Continue Reading →

Karalamalar #05 – Masa’m

Masanın üzeri sanki savaştan çıkmış gibiydi. Dikkatle bakılacak olursa kan izlerinden başka her şeyi bulmak mümkündü. Geçmişten izler barındırdığı belliydi. Masanın yaraları vardı; kimin yaptığı, neden yaptığı belli olmayan. Belki de bu yaralar onunla paylaşılan heyecanların, sevinçlerin veya sinirlerin, hınçların iziydi belki de. Ön tarafında sadistliğin ya da yalnızca bir can sıkıntısının izleri olan yanıklar... Continue Reading →

Hikayeler #01 – O Gün

Uzun zamandan sonra ilk kez dertsiz, tasasız bir uyku çekmişti. Karanlığın hüküm sürdüğü kâbusları son bulmuştu artık. Yeni doğmuş bebek gibiydi ama aksine ağlamıyordu. Anlamını yitiren her nesneyi anlamlandırma uğraşına girişmişti. Güneşin selamına karşılık vermek istedi ve pencereyi açtı. Yüzüne, büyük dalgaları en az kayıpla atlatan bir kaptanın gülümsemesi yayıldı. Hayretle güneşe baktı. Güneş her... Continue Reading →

Karalamalar #04 – Biz’e Eleştiri

Size biraz bizden bahsetmek istiyorum. Biz kim miyiz? Varoluşumuzun bize vermiş olduğu yetkiye göre; kendi doğrularını daima üstün gören, başkalarının ne düşündüğüne çoğunlukla önem vermeyen, lütfedip dinlese dahi asla kabul etmeyen, kendi doğrular sarayında zevk ve sefa içerisinde yaşayan kimseleriz. Bizim asla yanlış düşünme ihtimalimiz yoktur. Dolayısıyla yanlış eylemlerde bulunmamız da söz konusu değildir. Sorgusuz... Continue Reading →

Karalamalar #03 – Hayatın Fotoğrafı

Sizde de hiç oldu mu? Bazen bir metin okurken, film izlerken ya da biriyle konuşurken odağım olması gerekenden çok başka şeylere kayıyor. İlgilenmemek anlamında değil tabii. Şöyle ki; anlatılanlara değil de bende uyandırdıkları düşüncelere dalıyorum. Bu dalgınlıkları çok sık yaşamamakla beraber, görünenin aksine görünmeyenin ardındaki gizi keşfetme arayışına çıkıyorum. Belki anlatılan, anlatılmak istenen şeyler eften... Continue Reading →

Zamansızlık Büyük Dert

Herkes bilmezlikten geliyor ya da gerçekten bilmiyor. Yaratılan her şeyin bir hikayesi vardır. Kaynağından kopup da ayaklarımıza kadar gelen suyun, gözden süzülen yaşların eşlik ettiği dudaklardan dökülen her kelimenin bir hikayesi var. İnsanlar sığlık girdabında kapılmış ve habire savrulmakta. Ancak kendi konfor alanından çıkmayı göze alıp farkındalık güdüsüyle bir şeyler yapmaya çalışan insana, şapka çıkarmak... Continue Reading →

Karalamalar #02 – Eksik Bir Şeyler

Uyandım, sabahın ilk ışıklarının yokluğunda. Henüz Ay'ın saltanatı yıkılmamış. Daha Güneş toplamanın vakti gelmemiş. Tek yaverim, yarenim yalnızlığım... Boşvermişliğin kollarına düşmüşüm, nefes almanın dahi farkına varamadan. Sanki her şeyle irtibatım kesilmiş. Şu ana bile hükmüm geçmiyor. Tıpkı kalbimin atışındaki metronomun kaç yıldır aynı monotonlukta devam ettiğini bilmediğim ve bunu değiştirecek anlar biriktiremediğim gibi. Anahtar kelime... Continue Reading →

Karalamalar #01 – Hayat ve Kader

Hayatım boyunca hiç zorluk çekmedim. Bilmem ki nedir içimdeki bu boşluk? Hangi kalp ağrısının enkazıdır bu? Nerede kalmış kaybettiğimi sandığım ama hep içimde saklı kalmış çocuk? Saflığını kaybetmiş insanlar ya da masumiyetten yana nasibini yitirmiş dünya. Bu beklenti neden? Hayat, her insana bir defalığa mahsus verilen bir sermayedir. Fani hayatın bir gün sonlanacağı herkes tarafından... Continue Reading →

Sen Okumazsan, Ben Okumazsam, Biz Okumazsak…

Ana rahminden gerçek dünyaya ayak basan insan, hiç bir bilgiye sahip olmadan hayat serüvenine başlar. Yaşamı boyunca ise pek çok bilgi edinir. Bu aşamada; görerek, duyarak, deneyimleyerek bilgi öğrenme işlemini gerçekleştirir. Okumak ise burada en etkili, kolay ve kalıcı bilgi edinme yöntemidir. Okumak sadece ayrı ayrı bireylerin bilgi edinmesi ve kendini geliştirmesi değil toplumlarında gelişmesi... Continue Reading →

Bağlanmak Üzerine

Bağlanmak, özellikle günümüzde hayatın her alanıyla ilgili oldukça kapsamlı bir kavramdır. Günlük yaşantımızda, insanlarla olan ilişkilerimizde, iş hayatımızda ve daha bir sürü alanda, farkında olmadan hal ve hareketlerimizi, tavır ve tutumlarımızı ve en önemlisi bakış açımızı etkiler. Bu da toplumla olan iletişimimizi olumsuz yönde etkiler. Bağlanma eylemi, herhangi bir nesneye, kişiye, örgüte ya da bir ideale,... Continue Reading →

Farkındalık

Farkına varmadan yaşıyoruz çoğu şeyin. Yoksa hayatı yalnızca ölene kadar yaşamaktan mı ibaret sanıyoruz? Aldığı nefesin sayılı olduğunu bile bile hala kendisi için yaşayanlara sesleniyorum. Hayat, biz yaşayanlara verilmiş bir mükafattır. Bu dünyaya gelip ne yazık ki hayata gözlerini açamadan gidenler, hayatını doğuştan gelen bir engeliyle yaşamaya çalışanlar var. Kıymetini bilerek ve birtakım şeylerin farkına... Continue Reading →

WordPress.com'da ücretsiz bir web sitesi ya da blog oluşturun.

Yukarı ↑

Web sitenizi WordPress.com ile oluşturun
Başla